|
 |
BEN |
|
Yazar :Kadir ÖZENEN
|
|
Ayrılmışım yurdumdan anamdan gardaştan
Hayatımı hatırladım dostlar taa baştan
Galip geldim mi ben de bu acı savaştan
Bir güz yaprağı gibi savrulmuşum ben |
 |
|
|
|
|
|
yorum : 12
|
|
|
Ekleyen: Tekin ÖZCAN - 28.04.2008 22:54:13
|
|
|
 |
TUDAYHANIM’A AĞIT |
|
Yazar :Kadir ÖZENEN
|
|
Tudayhanım sana hasretimden yandı gönlüm
Seni Türkistan’da bırakırken ben ruhen öldüm
Sanma ki ey anaların anası sensiz bir defa güldüm
Çiğdem çiçeklerini gönder… Bayramdan bayrama |
 |
|
|
|
|
|
yorum : 9
|
|
|
Ekleyen: Tekin ÖZCAN - 31.03.2008 17:54:27
|
|
|
 |
ORADAYDIM |
|
Yazar :Kadir ÖZENEN
|
|
(Hocam İbrahim ÇALIŞ’a)
Aziz dostum İbrahim al eline kağıdı ve kalemi,
Sana anlatacağımı bir bir yaz başımıza geleni.
Orta Asya’dan başlayayım Hocam seni ve beni,
Satuk Buğra Han Müslüman olurken oradaydım. |
 |
|
|
|
|
|
yorum : 50
|
|
|
Ekleyen: Tekin ÖZCAN - 16.02.2008 22:34:50
|
|
|
 |
Özlediğimiz, Gizlediğimiz, İzlediğimiz Mevlana... |
|
Yazar :Recep Kula
|
|
Özlediğimizdir Mevlânâ; Müslümanların kabalıklarla anıldığı zamanda, İslam’ın imajının kan ve kinle çoğaltıldığı çağda, nebevî incelikleri gündelik telaşların ateşinde kül ettiğimiz günlerde, bencilliklerimizin kabuğunu Haccın toprağında olsun kıramadığımız devirlerde, nezaketin ve hoşgörünün ellerimizin arasında kayıp gittiği demlerde, İslam olmanın insan olmayı içerdiğini unuttuğumuz yerlerde keskin bir Mevlânâ şiirinin kapısından içeri süzülüp kalbimize dokundurmayı özledik. |
 |
|
|
|
|
|
yorum :
|
|
|
Ekleyen: Havva ÖZCAN - 05.02.2008 19:02:59
|
|
|
 |
Hoş geldin kalbimize sevgili pişmanlık… |
|
Yazar :Recep Kula
|
|
Tenimizdeki çizik olmadan nasıl anlamıyorsak canımızın incinebilirliğini, pişmanlığın sızısı olmadan fark edemiyoruz içimizde saklı masumiyetin kırılganlığını. Sessizce akıp giden suyun önüne çıkan bir çağlayan yahut kaya gibi suçlarımız; vicdanımızın sessiz bekçiliğini hatırlatırlar bize, girdaplar, fırtınalar katarlar masum sandığımız hayatımıza. Kendimizi masum ve günahsız, hatasız ve kusursuz bildiğimizde kalınlaşıveren, kalınlaştıkça da ruhumuzu sağırlığa hapseden demir perdeyi yıkar günahlar. Dokunulmazlığımız üzerine kurduğumuz sırça sarayın yıkılışını haber verir içimizde yükselen “ah!”lar. Gururun kalesinin yangına verilişine denk düşer hatamızın utancını kıpkızıl yüzümüze taşıdığımız anlar. Pişmanlığın o kekremsi tadı, o akrepsi sokulganlığı utançla tanıştırır bizi. |
 |
|
|
|
|
|
yorum :
|
|
|
Ekleyen: Havva ÖZCAN - 30.01.2008 00:16:10
|
|
|
 |
AAAH SARIKAMIŞ AH |
|
Yazar :Kadir ÖZENEN
|
|
(Dedem Mustafa Çavuş’a)
Vuruldum anam hünkar çayırında
Düşmanın zalim elleri gezer bağrımda
Arayanım yok esir kaldım Sarıkamışta
Vatan sağ olsun der gizli gizli yanarım |
 |
|
|
|
|
|
yorum : 12
|
|
|
Ekleyen: Tekin ÖZCAN - 27.01.2008 21:54:47
|
|
|
 |
SAĞLIK YÖNÜNDEN DUA |
|
Yazar :Recep Kula
|
|
Tarih boyunca duanın bedensel ve ruhsal hastalıklar üzerine çok büyük tesiri olduğu bilinmektedir.Bir çok din psikologu,duanın büyük tesiri olduğu bilinmektedir.Bir çok din psikologu, duanın mükemmel bir tedavi vasıtası olduğunu belirlemiş bulunmaktadır.Esasen “inanç tedavisi” günümüzde bazı doktorların başvurmadan edemedikleri bir yöntem haline gelmiş görünmektedir. |
 |
|
|
|
|
|
yorum :
|
|
|
Ekleyen: Havva ÖZCAN - 17.01.2008 17:53:04
|
|
|
 |
Doğuşumuz DUA, yaşantımız DUA, ölümümüz başlı başına bir DUA…. |
|
Yazar :Recep Kula
|
|
Doğuşumuz DUA, yaşantımız DUA, ölümümüz başlı başına bir DUA…. Hamd bütün kullarına karşı çok merhametli olan, gönüllerini dinin nurları ve güzellikleri ile doldurup aydınlatan Allah’a mahsustur.O, merhametiyle kullarını duaya teşvik için, lütfü keremiyle yüce yaradan Celal sıfatıyla değil, Cemal sıfatıyla tecelli ederek, “Yok mu dua eden, ona icabet edeyim! Yok mu istiğfar eden,onu mağfiret edeyim” buyuruyor. |
 |
|
|
|
|
|
yorum :
|
|
|
Ekleyen: Havva ÖZCAN - 16.01.2008 13:06:59
|
|
|
 |
Yağmur duası |
|
Yazar :Recep Kula
|
|
İstiklâl Savaşı’nın önde gelen komutanlarından Kâzım Karabekir Paşa anlatıyor: 14 Mayısta 1922’de Kağızman’dan otomobil ile yedi saatte Iğdır’a geldik. Iğdır büyük ve oldukça mamur bir kasabacık. Bağlık-bahçelik, büyük bir düzlük ortasında. Hayli zaman yağmur yağmadığından ekmek fiyatlanmış, halk ızdırap içindeydi. |
 |
|
|
|
|
|
yorum :
|
|
|
Ekleyen: Havva ÖZCAN - 16.01.2008 13:03:51
|
|
|